Ana Sayfa Gündem 18 Temmuz 2023 138 Görüntüleme

Cezaevlerine dair rapor: Her an yaşam hakkı ihlali yaşanabilir

Van Barosu, ÖHD ve TUHAY-DER, Serhat ve Karadeniz bölgesindeki cezaevlerine ilişkin yayınladığı raporda, her an yaşam hakkı ihlalinin yaşanabileceği uyarısında bulundu. 
 
Van Barosu, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) ve Tutuklu ve Hükümlü Aileler ile Yardımlaşma Derneği  (TUHAY-DER), “Serhat ve Karadeniz Bölgesindeki Cezaevlerinde Yaşanan Hak İhlali Raporu’nu” Van Barosu Tahir Elçi Konferans Salonu’nda düzenledikleri basın açıklamasıyla açıkladı. Raporun detaylarını paylaşan Av. Simin Atabay, Bafra T Tipi, Samsun Kavak S Tipi, Giresun Espiye L Tipi, Trabzon Beşikdüzü T Tipi, Bayburt M Tipi, Erzurum H Tipi, Erzurum Dumlu 1 ve 2 Nolu Yüksek Güvenlikli, Rize L Tipi ve Erzurum Oltu T Tipi cezaevlerinde birçok hak ihlalinin yaşandığına dikkat çekti. 
 
Tutuklular hastaneye sevk edilmiyor
 
Hastaneye sevk isteyen tutuklu ve hükümlülerin hastaneye geç götürüldükleri, bazı cezaevlerinde sevklerin hiç yapılmadığını belirten Atabay, “Bazı hapishanelerde ise hastaneye sevkler geç de olsa yapılmakla birlikte kolluğun ağız içi araması veya doktorun kelepçeli muayene dayatması sebebiyle insan onuruna aykırı olduğu için bu uygulamayı kabul etmeyen mahpusların hastane sevkleri gerçekleştirilmediği için tedavi olamadığı, mahpusların muayene ve tedavi edilmeden hapishaneye geri götürülmekte oldukları tarafımıza aktarılmıştır. Raporda ismi belirtilen mahpusların, jandarmanın ağız içi araması yapmaya çalışması ve mahpusların bunu kabul etmemesi sebebiyle hastaneye götürülmedikleri görüşülen mahpuslar tarafından tarafımıza aktarılmıştır” dedi. 
 
Kitaplara bile ulaşmakta zorluk çekiyorlar
 
Hapishanelerde bulundurulan kitap sayısına 3 ile 10 kitap arası kota uygulandığı, birçok hapishanede Kürtçe kitapların verilmediğini ifade eden Atabay, “Raporumuzda belirtilen hapishanelerin tamamında yasal olarak günlük yayınlanan Yeni Yaşam, Evrensel, Birgün gibi gazetelerin verilmediği ve yine ulusal bazda yayın yapan muhalif TV kanallarının gösterilmediği aktarıldı. Gönderilen mektupların çoğunlukla verilmediği ve hatta verilen mektupların da sansürlenerek verildiği, özellikle Kürtçe yazılan mektupların tercüme olanağın olmadığı gerekçesi ile verilmediği, mektupların iadeli taahhütlü gönderilmediği durumda idarece mektupların ailelere ulaşmadığını, dolayısıyla iadeli taahhütlü mektup gönderiminin dolaylı yoldan zorunlu hale geldiği belirlendi” diye belirtti. 
 
İaşe ve yemek sorunları devam ediyor
 
Tutuklu ve hükümlülerin yemek sorununa da değinen Atabay, “Yemeklerin doyurucu olmadığı ve çok az verildiği ve bazı hapishanelerde yemeklerin yenemeyecek kadar kötü olduğu, gerekli hijyen koşullarına uyulmadığı aktarıldı. Kantin fiyatlarının fahiş olduğu ve çeşitliliğin az olduğu bu nedenle birçok mahpusun kantindeki fahiş fiyatlardan ötürü ihtiyaçlarını gideremediği, maddi durumu iyi olmayan mahpusların ihtiyaçlarının diğer mahpuslar tarafından karşılanmasına izin verilmediği belirtildi” ifadesinde bulundu. 
 
 
Hasta tutukluların tedavi koşulları sağlanmalı
 
Hasta tutukluların durumuna da dikkat çeken Atabay, taleplerini şu şekilde sıraladı:  “Özellikle hasta mahpuslara uygun tedavi koşulları sağlanmalıdır. Hastaneye sevk sırasında ağız içi arama uygulaması ile hastaneye sevk edilen mahpusların da kelepçeli muayenenin dayatılması gibi uygulamalara derhal son verilmelidir. Mahpusların hapishane koşullarında sosyalleşebilmesi, infaz sürelerinde sosyal ilişkilerden kopmamaları, bedensel ve ruhsal sağlıkları açısından ortak alan faaliyetleri büyük önem arz etmektedir. Özellikle yüksek güvenlikli cezaevlerinde tutulan mahpusların beden ve ruh sağlıkları için uzun süre veya süresiz sosyal yalnızlaştırmaya maruz bırakılmamalıdır. Pandemi ile birlikte başlayan süreçte mahpusların ortak alan faaliyetlerinin yaptırılmaması mahpusların içinde bulunduğu izole koşullarının ağırlaşmasına neden olmuş, pandemi tehdidi azalması ve her yerde konulan tedbirler kaldırılmasına karşın hapishanede uygulanan yasaklamaların da gevşetilmesi ve kaldırılması gerekmektedir.” dedi.
 
Yine Samsun Kavak S Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Aziz Yalçın’ın Crohn hastası olduğu, normal şartlarda ayda bir gitmesi gereken hastaneye 2 aydır uygulamalar nedeniyle gidemediğini söyleyen Atabay, “Hasta tutuklunun makatından kan geldiği, sürekli olarak baygınlık geçirdiği tarafımıza aktarıldı. Yalçın’ın da ağız içi arama uygulamasının devam etmesi halinde sağlık durumunun çok daha kötüleşeceği açıktır. Giresun Espiye L Tipi Cezaevi’nde Yahya Güneş isimli mahpusun akciğer kanseri hastası olduğu ve yatalak durumuna düşecek kadar durumunun kötüleştiği tarafımıza bildirildi. Güneş’in tam teşekküllü bir hastaneye götürülmesinin elzem olduğu ve acilen hastaneye sevk edilmesi gerektiği tarafımıza aktarıldı. Bunlar gibi onlarca hasta mahpusun ağız içi arama gibi insanlık onuru ile bağdaşmayan uygulamalar dolayısıyla hastaneye sevk edilmemeleri mevzuata aykırı olup; tıbbi tedaviye ulaşma imkânı kısıtlandığından yaşam hakkı ihlaline yol açılması an meselesidir” diye konuştu. 
 
Gözlem kurulları kaldırılmalı
 
İletişim araçlarına getirilen kısıtlama ve yasakların kaldırılması gerektiğini ifade eden Atabay, “Mahpusların dış dünya ile iletişim kurması, toplumdan tamamen kopmadan, meydana gelen gelişmeleri takip edebilmesi için en önemli iletişim araçlarının başında süreli ve süresiz yayınlar gelmektedir. Mahpuslara uygulanan kitap kotası kaldırılmalı, talep edilen yasal gazeteler verilmeli, talep edilen uygun TV kanalları açılmalıdır. Hukuka aykırı olan Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik ile hapishane idarelerinin mahpuslara karşı sınırsız yetkiyle donatılarak keyfi kararlar alabileceği uygulamalar gerçekleştirilmektedir. Bu kurulların yetkileri kaldırılmalıdır” diye konuştu. 
 
Atabay, Bafra T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Enes Bilgen’in böbreklerinde sorun olduğunu, her gece kustuğunu, uyuyamadığını, zor yemek yediğini, son birkaç ayda kilo kaybettiğini ancak ağız içi arama uygulamasının devam etmesi nedeniyle sağlık kurumlarına gitmediği ve durumunun giderek kötüleştiğini söyledi. 
 
 
 

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hazır Site by Uzman Tescil webmaster